Evime İcra Kağıdı Geldi Ne Yapmalıyım?


İcra hukuku, alacaklı bir kişinin alacağını tahsil etmek amacıyla devletin yetkilendirdiği icra daireleri aracılığıyla borçluya karşı başvurduğu bir hukuk dalıdır. Bu süreçte, alacaklının takip talebi sunması ve alacaklının alacağını tahsil etmesine yönelik icra işlemleri yürütülür. İcra hukukunda temel amacın, alacaklının alacağını mümkün olan en kısa sürede ve etkili bir şekilde tahsil etmesi olduğunu belirtmek önemlidir.

İCRA TAKİPLERİNDE YETKİ

İlamsız icralarda genel yetki kuralı hâkimdir. Bu yüzden borçlunun ikametgâh adresinin bulunduğu yer İcra Dairesi yetkilidir.

Türkiye’de ikametgâh adresi bulunmayan kişiler hakkında genel yetkili icra dairesi, davalının Türkiye’deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak, diğer özel yetki hâlleri saklı kalmak üzere, malvarlığı haklarına ilişkin dava, uyuşmazlık konusu malvarlığı unsurunun olduğu yerde de açılabilir.

Çek, senet ve poliçe gibi kıymetli evrakların icrasında eğer taraflar özel bir yer belirtmemişse ilamsız takiplerde olduğu gibi yine borçlunun yerleşim yerinde bulunan İcra Dairesi yetkilidir. Burada dikkat edilmesi gereken durum İlamlı İcra Takipleri açısından yetki kuralıdır. Genel anlamda ilam mahkeme kararı, tahkim kararı, tüketici hakem heyeti gibi bağlayıcı kararların alacaklı lehine sonuçlanması sonucunda bu ilamlardan doğan alacağını tahsil edemeyen kişilerin icra yolu ile alacaklarını tahsil etme girişimidir. İlamlı İcrada yetki kuralı bulunmamaktadır. Alacaklı Türkiye’nin herhangi bir icra dairesinden İlamı İcra takibi yapabilmektedir.

İCRA TAKİPLERİNDE HUKUKİ AŞAMALAR

İcra Hukukunda ilk adım alacaklının takip talebi oluşturarak borçlu aleyhine başlatacağı takibini yürütecek olan yetkili yer İcra Dairesine sunması ile başlar. Bu takip talebinde zorunlu bulunması gereken hususlar İcra İflas Kanunu m.58 de şu şekilde sıralanmıştır.

Talepte şunlar gösterilir:

1. Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; alacaklı veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri; varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri (Yerleşim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.);

2. Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri;

Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerleri;

3. Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;

4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;

5. Takip yollarından hangisinin seçildiği;

Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir.

Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir.

Belirttiğimiz kanun maddesinde bir takip talebinde bulunması mecburi tüm hususlara yer verilmiştir. Belirtilen maddelerden birinin dahi eksik olması durumunda icra takibinin başlatılması mümkün olmayacaktır. Çünkü bu talep doğrultusunda icra dairesinde yetkili olan müdür, İcra Ödeme Emri oluşturacak ve bu ödeme emri borçluya tebliğ edilecektir. Burada yapılacak bir hata takibin tümüyle seyrini değiştirecektir. Bu sebepten ötürü mutlaka profesyonel bir yardım almanız tavsiye edilir. BİLGİÇ&YALÇIN HUKUK VE DANIŞMANLIK ofisi olarak tüm bu süreçler hakkında bilgi alabilirsiniz. Aşağıda takip talebi örneği bulunmaktadır.

Örnek No:1

               T.C.

  İCRA DAİRESİNE,

TAKİP TALEBİ

1-Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı, vergi kimlik numarası T.C kimlik numarası alacaklı veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adıyla hesap bilgileri ve yerleşim yerindeki adresi; alacaklı yabancı ülkede oturuyorsa, Türkiye’de göstereceği yerleşim yerindeki adresi    : 
2-Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı ve yerleşim yerindeki adresi, alacaklı tarafından biliniyorsa vergi kimlik numarası   : 
3-Takip terekeye karşı açılmışsa mirasçıların adı, soyadı ve yerleşim yerindeki adresleri   : 
4- Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün; alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi   :      Alacağın tahsili tarihine kadar %9 faizi masraf ve vekalet ücreti ile tahsili, kısmi ödemelerde BK.100 e göre yapılmasını talep ederim. (TBK 100. Md., ) Uygulanacaktır.
5-Taşınır rehni veya ipotekle temin edilmiş  lan bir alacak talebinde rehnedilenin ne olduğu, rehnedilen üçüncü şahıslar tarafından verilmiş veya mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise adı ve soyadı, rehnedilen şey üzerinde, sonra gelen rehin hakkı varsa bu hakka sahip olan kişinin adı, soyadı, yerleşim yerindeki adresi   : 
6-Takip ilama veya ilam hükmündeki belgeye müstenit ise ilam veya belgeyi veren makamın adı, ilam veya belgenin tarihi, numarası ve özeti   : 
7-Adi veya hasılat kiralarına ait takip talebi   : 
8-Tevdi edilen senet (Poliçe, emre muharrer senet, çek) in tarih ve numarası, özeti, senede dayalı değilse borcun sebebi   : 
9-Alacaklının takip yollarından hangisini seçtiği   : 
   

Yukarıdaki () bentte yazdığım hakkımın alınmasını talep ederim.

(İİK m.8, 58)

ALACAKLI / VEKİLİ

………… / ………… / ………….

Alacaklı kişi yukarıda belirttiğimiz takip talebiyle birlikte eğer varsa takip dayanağı belgesi ile birlikte yetkili icra dairesine gitmiş ve aleyhinize icra takibi başlatmıştır. Elinize ulaşan icra kâğıdı İcra Dairesi müdürü tarafından oluşturulan İcra Ödeme Emridir. Bu ödeme emrinde ödemeniz gereken miktar, faiz avukat vasıtası ile yapıldıysa vekâlet ücreti gibi doneler ve ayrıca 7 gün içinde itiraz hakkı sunulmaktadır. Eğer icra takibi başlatan alacaklıya herhangi bir borcunuz bulunmamaktaysa bu süre içinde itiraz etmeniz gerekir. Buna ilişkin dilekçe aşağıda bulunmaktadır.

İCRA ÖDEME EMRİNE İTİRAZ DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

                                                ………. İCRA DAİRESİ’NE

DOSYA NO    : …….

BORÇLU        : …………………………….. TCKN: …………..

ADRES           : ………….

ALACAKLI   : …………..

KONU             : Borca, yetkiye, faize ve her türlü fer’ilerine itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR

Yukarıda dosya numarası yazılı bulunan müdürlüğünüz dosyasında icra ödeme emri tarafıma …………………. tarihinde tebliğ edilmiştir. Yasal süresi olan 7 gün içerisinde borca ve yetkiye itirazlarımı sunuyorum.

Dosya alacaklısına takip tarihi itibarıyla böyle bir borcum yoktur. Bu miktarda bir borcum bulunmamaktadır.  Bu sebeple borca, faize ve her türlü fer’ilerine itiraz ediyorum.

İcra takibi yetkili icra dairesinde açılmamıştır. Adresi yukarıda da görüldüğü üzere …………………….. sınırlarındadır. İcra takibi yetkisiz icra müdürlüğünde açılmıştır. Yetkili icra müdürlüğü ikamet adresimin bağlı bulunduğu ………… İcra müdürlüğüdür. Bu sebeple yetkiye de itiraz ediyorum.

SONUÇ VE İSTEM:

Öncelikle Yetkili İcra Daireleri ………………… ‘dir (ikamet yerinizdeki icra dairesi) olduğundan icra müdürlüğünüzün yetkisine itiraz ediyorum. Dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep ederim.

Dosya alacağının tamamına, faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine, ve her türlü fer’ilerine itiraz ediyorum. Dosya alacaklısına herhangi bir borcum bulunmamaktadır.

Takibin itirazım neticesinde DURDURULMASINI talep ederim.

BORÇLU

……..

Yukarıda belirttiğimiz itiraz dilekçesi ile icra takibinin yapıldığı yer icra dairesine itirazda bulunulabilir. Bu 7 günlük süre hak düşürücü bir süredir. Sürenin geçmesi halinde itiraz yapılamaz ve takip kesinleşir. Takibin kesinleşmesi ile birlikte alacaklı; haciz ve satış için hak elde etmiş olur. Eğer borçlu süresi içinde itiraz etmezse gidebileceği hukuki yollar da mevcuttur. Bu dava yollarını detaylı olarak anlatacağız.

HACİZ

Haciz, alacaklının alacağını tahsil etmek amacıyla mahkeme kararıyla borçlunun mal varlığına el koyma işlemidir. Bu işlemle alacaklı, borçlunun mal varlığından bir kısmını veya tamamını elde ederek alacağını tahsil eder.

Mallara Haciz: Mallara haciz, borçlu kişinin taşınır veya taşınmaz mal varlığına el konulması anlamına gelir. Bu haciz türü, genellikle alacaklının alacağını tahsil etmek için başvurulan bir yöntemdir. İcra müdürlüğünce alınan bir kararla gerçekleştirilir. Taşınabilir mal haczi, borçlu kişinin eşyalarına veya araçlarına uygulanabilir. Taşınmaz mal haczi ise genellikle borçlu kişinin gayrimenkullerine (ev, arsa gibi) uygulanır. Taşınır ve taşınmaz tüm malvarlığı için  1 yıllık satış süresi vardır. Bu süre sonunda borçlunun talebi doğrultusunda İİK m.106-110 gereğince hacizler kaldırılır.

Maaşa Haciz: Maaşa haciz, borçlu kişinin düzenli gelirine, genellikle maaş veya ücretine, icra müdürlüğü tarafından el konulmasıdır. Maaş haczi için alacaklı, mahkeme kararı almalıdır. Ancak, maaşın belirli bir miktarının asgari ücretin üzerinde olması ve borçlu kişinin diğer geçim giderleri göz önüne alındığında uygulanabilir. Maaş haczi genellikle belirli bir oranda yapılır ve alacaklının alacağını tahsil etmesine olanak sağlar. Kişilerin aylık maaşları üzerinden ¼ üzerinden kesinti yapılır ve bu para icra dosyasına dahil edilir. Kural olarak borçlunun emekli maaşına haciz konmaz. Ancak borçlunun muvafakatnamesi ile emekli maaşının tamamı dahi haczedilebilir. 

Banka Hesabına Haciz: Banka hesabına haciz, borçlu kişinin banka hesabına icra müdürlüğü tarafından el konulması anlamına gelir. Alacaklı, mahkeme kararı alarak borçlunun banka hesabındaki paraya haciz koyabilir. Bu yöntemle alacaklının alacağı daha hızlı bir şekilde tahsil edilebilir. Banka hesabına haciz konulduğunda, borçlu kişi bu hesaptaki parayı kullanamaz ve ancak mahkeme kararı ile serbest bırakılabilir.

Alacak Belgesine Haciz: Alacak belgesine haciz, borçlu kişinin elinde bulunan ve alacak ilişkisini belirten belgelere icra müdürlüğü tarafından el konulmasıdır. Bu belgeler arasında senet, çek gibi ticari evraklar bulunabilir. Alacak belgesine haciz, alacaklının eldeki belgeleri kullanarak borcunu tahsil etmesine olanak tanır.

MENFİ TESPİT DAVASI

Menfi tespit davası, hukuki bir araç olarak, bir bireyin üzerine atılı olan borç iddiasının temelsiz olduğunu ve borçlu olunmadığını resmi bir şekilde tespit etme amacını taşır. Bu dava, hukuki bir belirsizliği giderme, taraflar arasındaki hak ilişkilerini açıklığa kavuşturma ve haksız borç iddialarına karşı bireyin hukuki pozisyonunu koruma amacını güder. Aynı zamanda, menfi tespit davası, ileride olası icra takiplerine karşı önleyici bir tedbir olarak da kullanılabilir. Menfi tespit davası, Medeni Kanun ve diğer ilgili mevzuatlar çerçevesinde açılır. Davacı, mahkemeden borçlu olunmadığını resmi olarak tespit etmesini talep eder. Bu durum, özellikle icra takipleri sırasında ortaya çıkan borç iddialarına karşı bir savunma mekanizması olarak etkin bir şekilde kullanılır.

Haklı bir hukuki ihtilafın varlığı süreç açısından önem arz etmektedir. Menfi tespit davası, haklı bir hukuki ihtilafın varlığını gerektirir. Davacının borçlu olunmadığına dair iddiası, somut ve hukuki bir temele dayanmalıdır.

Menfi tespit davası, genellikle alacaklı tarafından başlatılan bir icra takibi ya da borç iddiasına karşı açılır. Davayı açma yetkisi, genellikle borçlu olan kişiye aittir. Dava açan tarafın iddialarını güçlü ve belirgin bir şekilde delillendirmesini gerektirir. Bu deliller, genellikle sözleşmeler, yazışmalar, ödemelerle ilgili belgeler veya tanıklıklar olabilir.

Meni Tespit Davası İCRA TAKİBİNDEN ÖNCE VE İCRA TAKİBİNDEN SONRA şeklinde iki ayrı başlıkta incelenmelidir.

İCRA TAKİBİNDEN ÖNCE MENFİ TESPİT DAVASI

İcra takibinden önce  Menfi tespit davası açmak isteyen borçlu, davasının hukuki bir yararı olmalıdır. Yani, borçlu olduğu iddia edilen kişinin borçlu olmadığının belirlenmesi, borçlu için önemli bir hukuki sonuç doğurmalıdır. Borçlu, aleyhine icra takibi başlatılacağı yönünde ciddi bir tehdit veya zarar durumuyla karşı karşıya olmalıdır. Bu tehdit, genellikle alacaklı tarafından elinde bulunan, borçlu aleyhine bir belge ile desteklenmiş olabilir. Borçlu, menfi tespit davası açmak için ciddi tehdidi destekleyecek bir belge veya delil sunmalıdır. Bu belge, genellikle borçlu aleyhine bir alacak belgesi, sözleşme veya diğer hukuki belgeler olabilir.

Mahkeme, menfi tespit davası sürecinde tarafların delillerini inceleyerek, hukuki yararın varlığını ve ciddi tehdidin mevcudiyetini değerlendirir. Eğer şartlar sağlanıyorsa, mahkeme borçlu lehine bir karar verebilir.

Borçlu, menfi tespit davası açarak, kendisine yöneltilen borç iddialarının haksız olduğunu ispat etmeye çalışır. Bu durum, hukuki bir koruma sağlayarak, borçlunun mali durumunu ve itibarını korumasına yardımcı olabilir. Ancak, menfi tespit davası açmak için belirli şartların varlığına dikkat edilmelidir. Bu hususta profesyonel yardım almak önemlidir. BİLGİÇ&YALÇIN HUKUK VE DANIŞMANLIK ofisi olarak tüm bu süreçlerde istediğiniz gibi bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Borçlu olduğu iddia edilen kişi, icra takibi başlatılmadan önce menfi tespit davası açabilir. Ancak, bu durum ilamsız icra takibinin engellenmesine veya durdurulmasına neden olmaz.

İcra takibi öncesinde açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın %15’inden az olmamak kaydıyla ve teminat karşılığında ihtiyari tedbir kararı verebilir. Bu karar, ilerleyen icra takibi sürecinde borçlunun haklarını koruma amacını taşır.

İhtiyari tedbir kararı, mahkeme tarafından belirlenen bir oranda teminatın sunulması şartına bağlı olarak, icra takibinin durdurulması yönünde alınır. Bu, borçlu tarafından sunulan teminat karşılığında, icra takibinin devam etmemesi veya ertelenmesine imkân tanır. Mahkeme, talep üzerine ihtiyari tedbir kararı vermeden önce, tarafların argümanlarını ve sunulan delilleri dikkate alır. Teminatın yeterliliği, mahkeme tarafından değerlendirilir. İhtiyari tedbir kararı, borçlu tarafından sunulan teminatın yeterli kabul edilmesi durumunda verilir. Bu karar, icra takibi sürecinde borçlunun lehine bir tedbir olup, alacaklı tarafın icra takibini devam ettirmesini engelleyebilir veya erteleyebilir.

İCRA TAKİBİNDEN SONRA AÇILAN MENFİ TESPİT DAVASI

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davası, bir kişinin üzerine başlatılan icra takibinin haksız veya hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, icra takibini durdurma veya sonuçlandırma amacını taşıyan bir hukuki süreçtir. Bu tür bir dava, borçlu tarafından icra takibi sırasında ortaya çıkan haksızlıklara karşı hukuki bir savunma mekanizması olarak kullanılır. İcra takibinden önce menfi tespit davası, genellikle borçlu tarafından, icra takibi başlamadan önce borçlu olunmadığını belirlemek ve icra takibini engellemek amacıyla açılırken, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası, icra takibinin yürütülmesi esnasında haksızlık iddialarını ele alır.

Borçlu, icra takibinin haksız veya hukuka aykırı olduğunu iddia eder. Bu iddia, genellikle icra takibine konu olan alacak belgesinin geçersizliği, zamanaşımı, yetkisiz icra takibi gibi nedenlere dayanabilir. Borçlu, icra takibi sırasında yapılan işlemlerde hataların yapıldığını veya hukuki yanlışlıkların olduğunu belirtir. Bu, örneğin tebligat hataları, usulsüzlük iddiaları veya icra emrindeki hatalar olabilir. Borçlu, menfi tespit davası ile mahkemeden icra takibinin durdurulmasını veya sonuçlandırılmasını talep eder. Mahkeme, yapılan inceleme sonucunda bu talebi değerlendirir. Borçlu, iddialarını desteklemek için deliller sunar ve mahkemede bu haksız icra takibi iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davası, genellikle borçlu olan bir kişi aleyhine başlatılan icra takibi sürecinin ardından, borçlunun mahkemeye başvurarak borçlu olunmadığını iddia etmesi ve bu iddiasının hukuki olarak tespit edilmesi amacını taşır. Bu tür bir davada, borçlu, icra takibine konu olan borçlu olduğu iddiaların haksız ve temelsiz olduğunu kanıtlamaya çalışır.

Bu durumda, icra takibine konu olan alacaklı tarafından borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış ve bu süreçte alacaklı, mahkeme tarafından verilen bir icra emriyle borcu tahsil etmeye çalışmıştır. Ancak, borçlu, bu sürecin haksız olduğunu düşünerek menfi tespit davası açar. Menfi tespit davası, borçlunun icra takibine konu olan borcu yerine getirmemesi durumunda alacaklı tarafından başlatılan icra işlemlerine karşı bir savunma mekanizması olarak kullanılır.

Menfi tespit davası açan borçlu, mahkemeden borçlu olunmadığının resmi olarak tespit edilmesini talep eder. Bu davada, mahkeme, tarafların sunduğu delilleri değerlendirir ve icra takibine konu olan borcun hukuki temellere dayanıp dayanmadığını inceler. Eğer mahkeme, borçlu lehine bir karar verirse, bu durum icra takibinin durması veya sona ermesi anlamına gelebilir.

Ancak, mahkeme bu davada borçlu lehine bir karar vermezse, icra takibi devam eder ve alacaklı tarafından tahsilat işlemleri sürer. Bu nedenle, menfi tespit davası, borçlu için icra takibi sürecine karşı bir savunma yöntemi olabilir ancak kesin bir başarı garantisi sağlamaz. Bu yüzden seçkin avukat kadromuzla sizlere hizmet verebileceğimiz BİLGİÇ&YALÇIN HUKUK VE DANIŞMANLIK ofisimizle iletişime geçiniz.

İSTİRDAT DAVASI

İstirdat kelime anlamı olarak geri isteme manasına gelir. İcra takibi devam ederken kişi haciz tehdidi altına gireceğini düşündüğünden veya başka bir sebeplerden ötürü borcu kapatmak istemiştir. Ancak borçlu, borcu her ne kadar ödese de borcu olmadığını düşünmektedir. Bu sebepten dolayı borçlu ödediği paranın iadesini ve borçlu olmadığının tespiti için istirdat davası açabilir.

Borcu ödenmiş olan bir borç, borçlusu olmayan bir durumu ifade eder. İddia edilen borçlu kişi yerine üçüncü bir kişi borcu öderse, geri isteme davası açılabilir. Ancak belirtilmelidir ki, icra takibi sırasında eksik borçlar nedeniyle yapılan ödemelerin ardından geri isteme davası açılamaz. Örneğin, zamanaşımına uğramış bir borcu icra takibi sırasında ödeyen borçlu, ödediği parayı istirdat davasına konu edemez.

Para, icra takibi süreci devam ederken ödenmelidir. Çünkü icra takibi kesinleşmeden önce yapılan ödemelerle ilgili geri alım davası açılamaz.

Para, icra tehdidi altında ödenmelidir. İcra tehdidi, icra takibine itiraz edilmemesi ya da itiraz edilmesi ancak itirazın kaldırılması sonucunda icra takibinin kesinleşmesi durumunda alacaklının, haciz, satış gibi yöntemlerle alacağını tahsil etme olanağına sahip olması anlamına gelir. Yani kişi, icra takibi kesinleştikten sonra alacaklının alacağını tahsil etme ihtimali nedeniyle ödeme yapmış olmalıdır.

Geri isteme davası, icra takibi devam ederken açılmalıdır.

Dava, borcun ödenmesini takiben bir yıl içinde başlatılmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir. . Hak düşürücü bir yıllık süre içinde açılmayan geri isteme davasının daha sonra açılması mümkün değildir.

Formun Üstü

BENİM BORCUMDAN DOLAYI AİLEMİN MAL VARLIĞINA HACİZ KONUR MU?

İcra Hukukunda borcun şahsiliği ilkesi vardır. Şahsilik ilkesi, kişilerin borçlarından dolayı tek başına sorumlu olmasını ifade eder. Yani borçlu kişinin borç altına girmesi sadece şahsi olarak kendini bağlar. Bu borçtan aile fertleri, eşi, çocuğu sorumlu tutulamaz. Şunu da belirtmek gerekir ki mirasçısı olduğunuz kişinin borçları ve hacizleri de malvarlığının mirasçılara geçmesi gibi aktarılır. Mirasın reddi vasıtası ile 3 ay 1 günlük süre içerisinde bu borçlara ilişkin mirasçılar sorumluluklarını üzerinden atabilir. Kısaca belirtmek gerekir ki borçlunun durumundan yakınları manevi olarak etkilense de maddi anlamda etkilenmez.

EVİME HACZE GELİNEBİLİR Mİ?

05.04.2023 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile İcra ve İflas Kanunu’na “Konutta Haciz” başlıklı madde dâhil edilerek hâkim kararı olmaksızın konutlarda haciz işleminin mümkün olmayacağı düzenlenmiştir. Ancak eve haciz gelmesi durumunda, evde bulunan her şey haczedilemez. Kanunda belirtilenler mallar dâhilinde evde haciz işlemi gerçekleştirilir.

Evde haczedilebilen antika, değerli süs eşyaları, kıymetli evrak, para, mallar gibi eşyaların haczedilebilir. Bunlar haricindeki eşyalar ise yani borçlu ve ailesi için mutlak gerekli olan mallar haczedilemez. Yani koltuk takımı, ütü, bulaşık makinası, çamaşır makinası vb. eşyaların haczi olanaksızdır. Ancak bu sayılan mutlak gerekli eşyalardan birden fazla olması halinde bunların haczi mümkündür. Örneğin borçlunun evinde 4 tane buzdolabı olması halinde, 3 tanesi haczedilir. Ancak maddi değeri yüksek olan lüzumlu eşyalar haczedilir. Örneğin, 100.000 TL değerinde televizyonunuz varsa bunun haczi mümkündür. Evde hem buzdolabı hem de derin dondurucu varsa bu durumda derin dondurucu hacze kabil mal olarak değerlendirilir. Çünkü buzdolabı evdeki ihtiyacın görülmesine yeterli görülmektedir. Spor aletleri, kurutma makinası, Playstation, mikrodalga fırın gibi lüzumlu olmayan eşyaların haczi mümkündür.

Hemen AraWhatsappYol Tarifi