Türk Hukuk Sisteminin en önemli parçası olan İcra Hukukunda 2 tür takip çeşidi bulunmaktadır. Bunlar İlamlı icra takibi ve İlamsız icra takibi olmak üzere adlandırılmaktadır.
İlamsız icra takibi, mahkeme kararı olmaksızın başlatılan bir icra takip türüdür. Alacaklı, herhangi bir mahkeme kararına dayanmadan, borçludan alacağını tahsil etmek için ilamsız icra yoluna başvurabilir. İlamsız icra takibi genellikle para alacakları ve teminat (rehin) söz konusu olmayan alacaklar için kullanılır. Bu takip türü, daha hızlı ve kolay olmasıyla bilinir.
İlamlı icra takibi, mahkeme kararına (ilama) dayanan, alacaklının borcunu icra yoluyla tahsil edebilmesi için başlatılan bir icra takip türüdür. Bu takip, mahkemelerce verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkeme kararının icra dairesi aracılığıyla zorla yerine getirilmesi anlamına gelir. İlamlı icra takibi, ilamsız icraya göre daha kesin ve bağlayıcıdır, çünkü mahkeme kararıyla desteklenir.
İtiraz süreci takibi durdurmaz. Borçlunun itiraz etmesi, takibi durdurmaz. İtiraz eden borçlu, itirazını kabul ettirmek için ayrı bir dava açmak zorundadır. Bu makalede belirtilen davaya ilişkin bilgiler vermekteyiz.
İlamlı İcra Takibine Konu Olan Alacaklar
- Kesinleşmiş mahkeme kararları,
- Nafaka alacakları,
- Kira tespit davaları sonucunda verilen kararlar,
- Tazminat davaları sonucunda hükmedilen alacaklar,
- Geçici veya tedbir kararları.
Takibin iptali davası, borçlunun icra takibinin tamamen ortadan kaldırılmasını talep ettiği bir dava türüdür. Bu dava, alacaklının başlattığı icra takibinin hukuka aykırı veya haksız olduğunu ileri sürerek, borçlunun takip işlemlerinin iptalini istemesiyle açılır. Borçlu, başlatılan icra takibinin hukuki bir dayanağı olmadığını ya da alacağın gerçekte mevcut olmadığını iddia ederek takibin iptal edilmesini talep edebilir. Bu durumda borçlu, icra mahkemesine başvurur ve alacaklıdan kaynaklanan haksız bir takip yapıldığını öne sürebilir.
İcra takibindeki usule ilişkin hatalar (örneğin, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi gibi) nedeniyle borçlu, takibin iptalini talep edebilir. Eğer borç konusu alacak zamanaşımına uğramışsa, borçlu bu durumu ileri sürerek icra takibinin iptal edilmesini talep edebilir. İcra takibinin hukuka aykırı olduğu iddia edilerek iptal talep edilebilir.
Bir ilamın icraya konu edilebilmesi için ilamda eda hükmü verilmiş olması lazımdır. Tespit hükmü içeren ilamlar icraya dayanak olarak gösterilip ilamlı icra takibine konu edilemez.
“İlamın eda hükmü içermesi” demek, ilamda açıkça ‘… liranın …… dan tahsili (alınması) ile ….’a verilmesine ….’ şeklinde açık bir hüküm bulunması demektir. . Hal böyle olduğundan dolayı icra takibine dayanak gösterilen bu protokolde belirtilen maddeler “eda hükmünü” değil “tespit hükmünü” içeren ilamlar olduğu için icraya konulamaz. ”Tespit ilamları” nın ancak yargılama giderlerine ilişkin bölümü “ilamlı takip” konusu yapılabilir, buna karşın “tespit bölümü” ise ilamlı takip konusu yapılamaz. Bu nedenle “lehine hüküm verilmemiş olan” kimse örneğin; ilamda lehine tahsil hükmü bulunmayan kişi ilamı icraya koyamaz.
Aşağıda örnek olarak verilen dilekçemizde detaylı bir biçimde hukuka aykırı bir şekilde başlatılan İlamlı İcra takibine ilişkin Takibin Taliki veya İptali dava dilekçesi örneği bulunmaktadır.
SAMSUN NÖBETÇİ İCRA HUKUK MAHKEMESİNE
İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR
İCRA DOSYA
NUMARASI : SAMSUN İCRA DAİRESİ 2024/…. ESAS
DAVACI(BORÇLU) :
VEKİLİ : Av. Elif Sena BİLGİÇ
-adres antettedir-
DAVALI(ALACAKLI) :
VEKİLİ :
KONU : İcra Emrine İtirazımızın Kabulü ile İcra Emrinin İptali Talebidir.
AÇIKLAMALAR :
Davacı müvekkil aleyhine 28/06/2024 tarihinde Samsun İcra Müdürlüğü’nün 2024/….
- sayılı dosyası ile İstanbul …. Aile Mahkemesi’nin 2021/…. Esas, 2021/…. Karar sayılı ve 22/06/2021 kesinleşme tarihli ilamına dayalı olarak davalı alacaklı tarafından icra takibi başlatılmıştır. Başlatılan icra takibi neticesinde gönderilen ödeme emri, gerekçeli karar, boşanma protokolü ve kesinleşme şerhi ektedir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİMİZE İLİŞKİN
İtiraz dilekçemizde ileri sürdüğümüz hususlar dikkate alınarak İİK md. 169/a-2 ve İİK md. 170/2 gereği İCRA TAKİBİNİN DURDURULMASI VE HAKLI DAVAMIZ SONUÇLANANA KADAR İCRANIN GERİ BIRAKILMASI KARARININ VERİLMESİ taleplerimizden ibarettir.
İİK md. 169/a-2: “İcra mahkemesi hakimi, borçlunun itiraz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden borcun itfa veya imhal edildiği veya senedin metninden zamanaşımına uğradığı veya borçlunun borçlu olmadığı yahut icra dairesinin yetkili olmadığı kanaatine varırsa, daha evvel itirazın esası hakkındaki kararına kadar icra takibinin muvakkaten durdurulmasına karar verebilir.”
İİK md. 170: “İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede, borçlunun itiraz dilekçesi kapsamından veya eklediği belgelerden edindiği kanaata göre itirazı ciddi görmesi halinde alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir.”
İİK md. 169/a-2′ de yer alan kanun hükmü açıktır. Gerek icra dairesinin yetkisine gerekse takibe ve diğer hususlara dair itiraz varsa ve bu nedenle ödeme emrinin ve takibin iptaline dair dava açılmışsa, itirazın esası hakkında kararına kadar icra takibinin geçici olarak tedbiren durdurulmasına karar verilebilecektir.
Kanun maddesine göre mümkün olduğu üzere, işbu takibe itirazlarımız ile birlikte icra takibinin durdurulması talebimizin kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz.
İcra takibine itirazlarımız yönünden yargılama sonucunda ödeme emrinin iptali gerekmekte olup, yargılamanın devamı süresince icra takibi tedbiren durdurulmalıdır ki, yargılamanın neticesinde ödeme emrinin iptali halinde bu arada DAVALININ KÖTÜNİYETLİ ŞEKİLDE AÇTIĞI takibe dayanarak yapılması muhtemel haciz ve muhafaza tehdidi ortadan kalkmalıdır. Samsun İcra dairesinde açılan takipten dolayı ödeme emrinin iptaline dair davamız sebebiyle İİK md. 169/a-2 ve 170 gereği takibin durdurulmasında hukuki yararımız da vardır. Hukuki yarar şartını kanun maddesi aramamakla birlikte, YİNE DE HUKUKİ YARARIMIZ OLDUĞUNU VURGULAYARAK, BİR AN EVVEL TAKİBİN DURDURULMASINI TALEP EDİYORUZ.
YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ 2013/5796 E. 2013/9315 K. SAYILI KARARINDA;
… İcra Dairesi dosyadan gönderilen icra emri müvekkil şirket tarafından tebellüğ edilmiş olup aşağıda ayrıntılarını belirttiğimiz üzere işbu icra emri ilama aykırı olarak düzenlenmiş; aynı şekilde, icra takibi usul ve yasaya aykırı şekilde müvekkil şirkete başlatılmış olup olup icra takibinin iptali gerekmektedir
Ayrıca, işbu şikayetimiz, kendiliğinden icrayı durdurmayacağından ötürü Sayın Makamınızca şikayetin esası hakkında karar verilinceye kadar, icra takibinin durdurulması ve ileride telafisi güç zararların önüne geçmek adına, Sayın Makamınızdan ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmekteyiz. Zira icra takibinin durmadığı durumda, hatalı şekilde icra takibine taraf yapılmış olan müvekkil mağdur olacak ve telafisi güç zararlar doğacaktır. Bu hususta, doktrinde ve Yargıtay kararlarında ortak görüş bulunmakta olup buna göre;
“Şikayet kendiliğinden icrayı durdurmaz.(İİK.m.22) Şikayeti alan icra mahkemesi, şikayetin sonuçlanmasına kadar icranın durmasını gerekli görürse talep üzerine veya kendiliğinden icranın geri bırakılmasına karar verebilir.” (KURU, B. İcra ve İflas Hukukun El Kitabı, s: 1139)
“Şikayet üzerine takip durmaz. Şikayeti alan icra mahkemesi gerekli görürse kendiliğinden veya talep üzerine şikayetin sonuçlanmasına kadar ihtiyati tedbir olarak icranın durdurulmasına karar verebilecektir… İcra mahkemesinin şikayet üzerine verebileceği ‘ icranın durdurulması’ kararı ihtiyati tedbir niteliğindedir…”(KONURALP, C.S. İcra ve İflas Hukukunda Tedbirler,2013, s: 57 vd.)
USULE VE ESASA İLİŞKİN BEYAN VE İTİRAZLARIMIZ
“İlamın eda hükmü içermesi” demek, ilamda açıkça ‘… liranın …… dan tahsili (alınması) ile ….’a verilmesine ….’ şeklinde açık bir hüküm bulunması demektir. Boşama protokolünde yer alan 3. Maddede müvekkilin kızının okul masraflarını ödeyeceği belirtilmiştir. Konulan bu madde eda niteliğinde olmayıp tespit niteliğindedir. Bu sebepten dolayı müvekkil aleyhine ilamlı icra takibi başlatılması haksız ve usule aykırıdır. Yine aynı maddede müvekkil kızının spor masraflarını da karşılayacağını kabul etmiştir. Müvekkil aleyhine başlatılan haksız icra takibine dayanak olarak gösterilen 20.594,21 TL’lik mayo ve 3.336,30 TL’lik yüzme sırt çantası dekontları daha önce belirttiğimiz gibi eda hükmü içermez. Hal böyle olduğundan dolayı icra takibine dayanak gösterilen bu protokolde belirtilen maddeler “eda hükmünü” değil “tespit hükmünü” içeren ilamlar olduğu için icraya konulamaz. ”Tespit ilamları” nın ancak yargılama giderlerine ilişkin bölümü “ilamlı takip” konusu yapılabilir, buna karşın “tespit bölümü” ise ilamlı takip konusu yapılamaz. Bu nedenle “lehine hüküm verilmemiş olan”
kimse örneğin; ilamda lehine tahsil hükmü bulunmayan kişi ilamı icraya koyamaz.
Bu hususlar doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında çok açık bir biçimde ifade edilmiştir. “…İlamlı icraya başvurma hakkı, ilam veya ilam niteliğindeki belge lehine olan, ilama veya ilam niteliğindeki belgeye göre alacaklı olan kişiye (ilam alacaklısına) aittir. İlamlı icrada borçlu, ilam (veya ilam niteliğinde belge) aleyhine olan, yani ilama göre ‘borçlu’ durumunda olan kişidir (taraftır) Bir mahkeme hükmünün ilamlı icra takibinin konusunu oluşturabilmesi için, eda hükmünü içermesi gerekir. Eda hükmünü içermeyen ilamlar veya ilamların edaya ilişkin olmayan kısımları, ilamlı icra konusu olmaz. Tespit hükümleri ise, bir edayı, ifayı içermediklerinden, icrai nitelikte olmayıp sadece bir hukuki ilişkinin varlığı ya da yokluğunu tespit ettiğinden, ilamlı icra konusu olamazlar “İlamlı takibe konu ilamlar ‘eda hükmü’ içeren ilamlardır. ’Tespit hükmü’ içeren ilamlar, ilamlı icraya konu edilemez. Bu nedenle, tespit hükmünün zorla icrası söz konusu olamaz. Başka bir deyişle, tespit davasında verilen hükümler cebri icraya elverişli değildir. Tespit hükümlerinin yalnızca yargılama giderlerine ilişkin bölümü, ilamlı takibe konu edilebilir…” (ERCAN, İ. İcra ve İflas Hukuku, 9.Baskı, 2013, s: 173)
YARGITAY 12. DAİRESİ İLE YARGITAY 8. DAİRESİ) DE BU KONUDA;
-“Likit bir alacak yönünde eda hükmü içermeyen, dava konusu işlemin iptaline ilişkin olan idare mahkemesi ilamlarının -ilamda hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti dışında- ilamlı takibe konu edilemeyeceklerini” (8.HD.10.09.2013 T. 6366/11553)
-“Ayrıca eda hükmü içermeyen ilamların vekalet ücreti ve yargılama giderleri dışında ayrı bir takibe konu edilemeyeceğini” (Bknz: 8.HD. 4.12.2012 T. 12023/12420)
-“Eda hükmü taşımayan ilamın takibe konulamayacağını, ilamdaki yargılama gideri-nin ise eda hükmü niteliğinde olduğundan takip konusu yapılabileceğini”(Bknz:12. HD. 17.04.2012 T. 26605/12630; 26.04.2012 T. 28562/14646; 10.04.2012 T. 8639/1828; 16.02.2012 T. 17420/3862 vb.)
-“Tespit ilamlarının, ilam kesinleşmeden icra takibi yapılamayacağı gibi ilamda yazılı yargılama gideri ve avukatlık ücreti vb. gibi istekler için de, karar kesinleşmedikçe takibe konu yapılamayacağını; bu konudaki şikayetin süreye tâbi olmadığını, bu hususun icra mahkemesince doğrudan doğruya dikkate alınacağını”(Bknz: 12. HD. 29.09.2011 T. 1687/17075; 06.12.2011 T.9558/26836)
-“Eda hükmü içermeyen kira tespit kararına istinaden, borçlu hakkında ilamlı takip yoluna başvurulamayacağını” (Bknz: 12. HD. 15.11.2011 T. 7374/22156;
24.05.2011 T.29316/10312)
-“İlamlı icra takibi yapılabilmesi için, alacaklının bir ilamla ya da ilam niteliğinde bir belgeye dayanmasının zorunlu olduğunu ayrıca, bu ilamda lehine bir eda hükmünün bulunması gerekeceğini, bu özellikleri taşımayan icra takiplerinin reddi gerekeceğini” (Bknz:12. HD. 07.07.2011 T. 252/14851)
-“Alacaklı lehine ‘eda hükmü’ içermeyen ilamların, alacaklı tarafından takip konusu yapılamayacağını” (Bknz:12. HD.25.03.2010 T.25151/7082; 16.03.2010 T.159/6064; 24.10.2008 T.14676/18341)
“İlama aykırılık şikayetinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle süresiz olarak icra mahkemesi önüne getirilebileceği…” şeklinde belirtildiği üzere, ilama aykırı şekilde başlatılmış olan takibin iptali adına yapılan şikayetin süresiz şikayet yoluna haiz olmasından ötürü, süresi içerisinde Sayın Mahkemenize müracaat zorunluluğu hasıl olmuştur.
Hal böyle olunca, söz konusu ilamlı icra takibine dayanak teşkil eden ilama aykırı şekilde, müvekkile karşı başlatılan takip haksız ve hukuksuz olup söz konusu icra takibi ve dolayısıyla icra emri, usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğinden iptali gerekmektedir.
HUKUKİ NEDENLER : İİK ve ilgili maddeleri
HUKUKİ DELİLLER : Ödeme Emri, Gerekçeli Karar, Boşanma Protokolü Ve Kesinleşme Şerhi, Tanık ,bilirkişi İncelemesi, Vs Her Türlü Yasal Delil
SONUÇ ve İSTEM :
Haksız ve kötü niyetle yapılan SAMSUN İCRA DAİRESİ 2024/…… ESAS sayılı icra dosyasının İPTALİNE,
Davalının asıl alacak üzerinden % 20 KÖTÜNİYET TAZMİNATINA MAHKÛM
EDİLMESİNE,
Takibin dava sonuna kadar tedbiren DURDURULMASINA,
Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkil adına saygıyla talep ederiz.18/07/2024
DAVACI VEKİLİ AV. ELİF SENA BİLGİÇ
EK: Ödeme Emri, Gerekçeli Karar Boşanma Protokolü Ve Kesinleşme Şerhi

