Tapu avukati

Ecrimisil, aslında hukuka aykırı bir işgal veya kullanım nedeniyle doğan bir tazminat türüdür. Ecrimisil davası, bir mülkün izinsiz veya hukuka aykırı kullanılması sonucunda, mülk sahibinin (malik) maddi bir zarara uğradığını ileri sürerek açtığı bir davadır. Bu tazminat, taşınmazın kira getirisi kadar bir bedelin haksız işgalci tarafından malike ödenmesini sağlar. Ecrimisil, sadece bir zararın giderilmesi için değil, aynı zamanda haksız işgalin cezai bir karşılığı olarak da değerlendirilir.

Ecrimisil davaları, Türk Medeni Kanunu’nun 995. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu kanun maddelerine göre, bir taşınmazın sahibi olmayan kişiler tarafından hukuka aykırı bir şekilde kullanılması halinde malikin tazminat talep etme hakkı vardır. Bu tazminat hakkı, fiili bir işgal veya hukuka aykırı bir kullanımdan kaynaklanabilir.

Ecrimisil Davasına Örnek Durumlar

Ecrimisil davası, farklı durumlarda ortaya çıkabilir. İşte bazı örnekler:

  1. Tarla veya Arazi İşgali:
    • Durum: Bir kişi, bir başkasına ait tarlayı veya araziyi, malikin izni olmaksızın tarımsal faaliyetler (örneğin, ekin ekme veya biçme) için kullanıyor.
    • Ecrimisil Bedeli: Bu durumda, tarla veya arazi maliki, izinsiz kullanımdan dolayı haksız işgalciye karşı ecrimisil davası açabilir. Ecrimisil bedeli, arazinin o bölgedeki tarımsal kullanım değerine göre belirlenir.
    • Örnek Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin bir kararında, tarla izinsiz olarak ekilip biçildiği için ecrimisil bedeli olarak arazinin tarımsal ürün getirisinin tazmin edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
  2. İzinsiz İnşaat:
    • Durum: Bir kişi, bir başkasına ait arsaya malikinin izni olmadan ev veya yapı inşa ediyor.
    • Ecrimisil Bedeli: Bu durumda, arsanın sahibi, arsa üzerinde izinsiz olarak yapılan inşaattan dolayı uğradığı zararın tazmini için ecrimisil davası açabilir. Ecrimisil bedeli, arsada yapılan hukuka aykırı inşaatın yarattığı değer kaybı veya olası kira bedeline göre hesaplanır.
    • Örnek Karar: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, bir arsada izinsiz yapılan inşaat nedeniyle malikin ecrimisil talebinde bulunabileceğine ve bu tazminatın arsanın piyasa koşullarındaki kira bedeline göre hesaplanması gerektiğine hükmetmiştir.
  3. Ticari Alanların İzinsiz Kullanımı:
    • Durum: Bir işyeri, malikinin rızası olmadan bir başkası tarafından ticari amaçla kullanılıyor (örneğin, bir dükkânın izinsiz kiralanması).
    • Ecrimisil Bedeli: Ticari alanların izinsiz kullanımı durumunda, ecrimisil bedeli, işyerinin rayiç kira bedeline göre belirlenir.
    • Örnek Karar: Yargıtay, bir iş yerinin izinsiz olarak üçüncü kişiler tarafından ticari faaliyetlerde kullanılmasının, malikin maddi kaybına neden olacağına karar vermiştir ve bu durumda ecrimisil bedelinin, bölgenin ticari kira bedeline göre hesaplanmasını öngörmüştür.

Ecrimisil Bedelinin Hesaplanması

Ecrimisil bedelinin hesaplanmasında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar vardır:

  1. Rayiç Kira Bedeli: Ecrimisil, genellikle taşınmazın rayiç kira bedeline göre hesaplanır. Bu, taşınmazın piyasa koşullarında kiralanması halinde elde edilebilecek gelir anlamına gelir. Örneğin, İstanbul’un merkezi bir bölgesindeki bir dükkânın izinsiz kullanılması halinde, bölgedeki dükkânların ortalama kira bedeli dikkate alınır.
  2. Kullanım Süresi: Ecrimisil bedelinin hesaplanmasında, taşınmazın ne kadar süreyle haksız bir şekilde kullanıldığı önemlidir. Eğer izinsiz kullanım bir yıl sürdüyse, bir yıllık kira bedeli üzerinden hesaplama yapılır.
  3. Taşınmazın Kullanım Şekli ve Verimliliği: Taşınmazın nasıl kullanıldığı da ecrimisil bedelinin belirlenmesinde etkilidir. Örneğin, tarımsal bir arazinin verimli kullanılması durumunda, ecrimisil bedeli, ürün getirisine göre daha yüksek olabilir.

Ecrimisil Davasında Usul

  1. Dava Açılması: Ecrimisil davası, taşınmazın bulunduğu yer ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDE açılır. Davacı (malik), taşınmazın haksız kullanıldığını ve bu nedenle zarara uğradığını belirtir.
  2. Delillerin Toplanması: Ecrimisil davasında, taşınmazın haksız kullanıldığını ve kullanımın malike zarar verdiğini ispatlamak önemlidir. Bu nedenle, tanık ifadeleri, kira rayiç bedeline ilişkin raporlar ve uzman bilirkişi raporları önemli deliller arasındadır.
  3. Mahkemenin Kararı: Mahkeme, taşınmazın haksız kullanıldığına ve ecrimisil bedelinin ne kadar olması gerektiğine karar verir. Kararın ardından, belirlenen ecrimisil bedeli haksız işgalci tarafından ödenmelidir

Zarar Ve Haksız İşgal Arasındaki İlliyet Bağı

Ecrimisil davasında zarar ve haksız işgal kavramları birbirine sıkı sıkıya bağlıdır ve davanın temeli bu iki kavram üzerine inşa edilmiştir. Bu iki kavram arasındaki ilişkiyi detaylı olarak ele almak, ecrimisil davasının mantığını anlamak açısından önemlidir. Ecrimisil talebinde bulunabilmek için taşınmazın haksız bir şekilde kullanıldığı kanıtlanmalıdır. Eğer bir taşınmaz hukuka uygun olarak kullanılıyorsa (örneğin, geçerli bir kira sözleşmesi varsa), bu durumda malik, ecrimisil talep edemez. Dolayısıyla, zarar iddiasının temeli, haksız işgalin ispatına dayanır.

Haksız işgal nedeniyle doğan zarar, malikin kira gelirinden mahrum kalması veya taşınmazın kullanımı nedeniyle uğradığı maddi kayıp olarak ortaya çıkar. Örneğin, bir arazi izinsiz olarak tarımsal amaçla kullanıldığında, malik, ecrimisil davası açarak, bu kullanımdan dolayı elde edemediği tarımsal gelirlerin tazmin edilmesini talep edebilir.

Ecrimisil davasında malik, haksız işgalin varlığını ve zararını ispat etmekle yükümlüdür. Bu ispat, çoğu zaman bilirkişi raporları, taşınmazın rayiç kira bedeline ilişkin belgeler ve tanık ifadeleri ile yapılır. Mahkeme, taşınmazın piyasa koşullarını ve haksız işgalin etkisini dikkate alarak ecrimisil bedelini belirler.

Paydaşlara/Ortaklara Karşı Ecrimisil Davası Açılabilir Mi?

Bir taşınmazda işgalci kişinin ortak veya paydaş olması durumunda ecrimisil konusu, özellikle paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetinde sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu durumda, bir paydaşın diğer paydaşların rızası olmadan taşınmazı tek başına kullanması söz konusu olabilir. Böyle bir durumda, ecrimisil talebi gündeme gelir ve olayın hukuki çerçevesi, paydaşların haklarının korunması açısından önemlidir.

Paydaşın Haksız İşgali Nedir?

Paydaşın, ortak veya paylı olarak sahip olunan bir taşınmazı diğer paydaşların rızası olmaksızın tek başına kullanması veya işgal etmesi, hukuki olarak haksız işgal sayılır. Bu durumda, haksız işgalin varlığından bahsedebilmek için şu şartlar sağlanmalıdır:

  1. Diğer Paydaşların Rızası Olmamalı: Haksız işgalin varlığından söz edebilmek için, taşınmazı tek başına kullanan paydaşın, diğer paydaşların açık veya örtülü rızasını almamış olması gerekir. Eğer rıza varsa, haksız işgalden söz edilemez.
  2. Ortak Mülkiyet Kurallarına Aykırı Kullanım: Paydaşın, taşınmazı kendi çıkarları doğrultusunda, diğer paydaşların haklarını ihlal edecek şekilde kullanması, hukuka aykırı kabul edilir.

Ecrimisil Davası ve Paydaşlık İlişkisi

Ecrimisil, bu durumda tek başına kullanımdan doğan tazminat talebi olarak gündeme gelir. Bu durumda diğer paydaşlar, haksız olarak taşınmazı kullanan paydaştan ecrimisil talep edebilirler. Aşağıda, bu durumun detaylarına değineceğim:

1. Paylı Mülkiyet ve Elbirliği Mülkiyetinde Durum

  • Paylı Mülkiyet (Müşterek Mülkiyet): Bir taşınmazın birden fazla kişi tarafından paylara bölünmüş şekilde mülkiyete sahip olunmasıdır. Her paydaşın belirli bir oranı vardır ve bu orana göre taşınmaz üzerinde hak sahibidir.
  • Elbirliği Mülkiyeti (İştirak Halinde Mülkiyet): Taşınmazın birden fazla kişi tarafından pay oranı belirtilmeksizin birlikte sahip olunmasıdır. Elbirliği mülkiyetinde, taşınmaz üzerindeki her türlü tasarruf işlemi için tüm paydaşların rızası gereklidir.

2. Ecrimisil Bedelinin Hesaplanması

  • Kullanım Süresi ve Kullanımın Kapsamı: Ecrimisil bedeli, paydaşın taşınmazı hangi süre boyunca ve nasıl kullandığına göre hesaplanır. Eğer paydaş, taşınmazı sadece bir kısmını kullanıyorsa, ecrimisil bedeli bu orana göre belirlenir.
  • Taşınmazın Getirisi: Ecrimisil, taşınmazın piyasa koşullarındaki kira bedeline göre belirlenir. Örneğin, taşınmazın aylık kira getirisi 5.000 TL ise ve paydaş, taşınmazı 12 ay boyunca izinsiz kullandıysa, ecrimisil bedeli 12 aylık kira bedeli üzerinden hesaplanabilir.

Örneklerle Açıklama

Örnek 1: Paylı Mülkiyet Durumu

  • Durum: A, B ve C, bir apartman dairesinde %40, %30 ve %30 oranlarında paylı mülkiyete sahiptir. A, diğer paydaşların rızası olmadan daireyi bir yıl boyunca kendisi kullanıyor.
  • Haksız İşgal: A’nın, diğer paydaşların izni olmadan taşınmazı kullanması, haksız işgal olarak değerlendirilir.
  • Ecrimisil Bedeli: B ve C, A’dan, taşınmazın yıllık kira bedelinin %60’ı (B ve C’nin toplam payı) oranında ecrimisil talep edebilir. Eğer dairenin yıllık kira bedeli 60.000 TL ise, B ve C’nin toplam zararı 36.000 TL’dir ve bu bedel ecrimisil olarak talep edilebilir.

Örnek 2: Elbirliği Mülkiyet Durumu

  • Durum: X, Y ve Z, bir tarlaya elbirliği mülkiyeti ile sahiptir. X, diğerlerinin rızasını almadan tarlayı tarımsal faaliyet için kullanıyor ve hasat elde ediyor.
  • Haksız İşgal: X’in, diğer paydaşların izni olmadan tarımsal faaliyette bulunması, elbirliği mülkiyet kurallarına aykırıdır ve haksız işgal olarak kabul edilir.
  • Ecrimisil Bedeli: Y ve Z, X’den tarlanın getirisine dayalı olarak ecrimisil talep edebilirler. Eğer tarlanın yıllık tarımsal getirisi 50.000 TL ise, Y ve Z, X’den bu bedelin paylarına düşen kısmını ecrimisil olarak isteyebilir.

Yargıtay İçtihatları ve Hukuki Yorumlar

Türk hukuk sisteminde, paydaşlar arasındaki ecrimisil davaları konusunda Yargıtay’ın belirlediği ilkeler önemlidir:

  1. Ecrimisil Bedelinin Adil ve Hakkaniyetli Belirlenmesi: Yargıtay, ecrimisil bedelinin belirlenmesinde hakkaniyet ilkesine dikkat edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu kapsamda, taşınmazın ekonomik değeri, işgal süresi ve kullanımın niteliği dikkate alınır.
  2. Fiili Kullanımın İspatı: Ecrimisil talep eden paydaşın, diğer paydaşın taşınmazı fiilen kullandığını ispat etmesi gerekir. İspat yükü, ecrimisil talebinde bulunan kişidedir. Bu nedenle tanık ifadeleri, kira rayiç bedellerine ilişkin belgeler ve bilirkişi raporları delil olarak kullanılabilir.
  3. Paydaşların Zarar Görme Durumu: Ecrimisil talebinde, taşınmazın kullanılmasından dolayı diğer paydaşların zarar görüp görmediği de dikkate alınır. Örneğin, eğer bir paydaş taşınmazın sadece bir kısmını kullanmışsa, diğer paydaşlar sadece bu kullanımdan doğan zararı talep edebilir.

Ecrimisil Talebinin Zamanaşımı

Ecrimisil talepleri için zamanaşımı süresi 5 yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre, taşınmazın haksız kullanımının sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle, haksız işgal sona erdiğinde paydaşların 5 yıl içinde ecrimisil talebinde bulunması gereklidir.

Sonuç

Bir paydaşın, diğer paydaşların rızası olmadan taşınmazı kullanması durumunda, haksız işgal söz konusu olur ve bu durumda ecrimisil talebi gündeme gelir. Ecrimisil, hem taşınmazın diğer paydaşlar tarafından kullanılamamasından doğan zararın tazmini hem de haksız işgale karşı bir yaptırım niteliği taşır. Bedelin belirlenmesinde, taşınmazın piyasa değeri, kullanım süresi ve kullanımın niteliği dikkate alınır.

Yukarıda anlattığımız detaylar haricinde her taşınmazın ve davanın kendince detayları olduğundan ötürü farklılıklar oluşmaktadır. Bundan dolayı Samsun ilinde bulunan Bilgiç&Yalçın Hukuk Bürosu ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Aşağıda Ecrimisil(Haksız İşgal) Dava Dilekçesi yer almaktadır. İncelemenizi öneririz.

SAMSUN NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI                    :                                             

VEKİLİ                      : Av. Elif Sena BİLGİÇ

                                    -adres antettedir-

DAVALI                    :

KONU            : Fazlaya ilişkin  her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak  kaydı ile; mirasçısı olduğu tarihten  dava tarihine kadar ödenmeyen şimdilik 1.000,00-TL ecrimisil  alacağının , her tahakkuk dönemi için hesaplanacak  yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yönelik taleplerimizin sunulması ve kabulü talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR      :

            Müvekkiller, anneannesinin babası (dedesi) Kemal Kurum’un 23/01/2012 tarihinde vefat etmesi nedeniyle mirasçı olmuşlardır. Müvekkillerin annesi ve Kemal Kurum’un kızı olan Beyhan Korkmaz, babası Kemal Korkmaz’dan önce 18/10/2005 tarihinde vefat etmiştir. Bu durumda müvekkiller Mehmet Korkmaz, Muhammet Korkmaz, Duran Korkmaz ve Nurten Başdemir anne tarafından dedeleri olan Kemal Kurum’un mirasçılarıdır.

            Aşağıda ada parsel numaraları belirtilen taşınmalar müvekkillere miras yolu ile geçmiştir.

            Davaya Konu Taşınmaz Listesi;

Samsun ili , Havza ilçesi, İmircik Mah. , …ada, ….  parsel Tarla niteliğindeki sayılı taşınmaz,

Samsun ili , Havza ilçesi, İmircik Mah. , … ada, … parsel Kargır Samanlık ve Bahçesi niteliğindeki sayılı taşınmaz

            Tarafımızca dava konusu edilen parsel ,davalılar tarafından kullanılmaktadır. Müvekkillerimizin mülkiyetinde olan taşınmaz, davalı tarafından müvekkillerimizin  HİÇBİR RIZASI OLMAKSIZIN HUKUKA AYKIRI VE KÖTÜ NİYETLİ OLARAK KULLANILMIŞ ,gayrimenkul üzerindeki tüm hasat toplanmış olup, anılan taşınmaz üzerinde yasal hak müvekkillerimize ait olmasına rağmen davalı tarafından hukuka aykırı şekilde işbu taşınmazın müvekkillerimiz tarafından kullanılması engellenmektedir. Halihazırda tarla vasfında bulunan ve işletilen ve uzun yıllardır davalılar tarafından kullanılan dava konusu ettiğimiz taşınmazlar ile ilgili olarak müvekkillerimizin taşınmazda bulunan kullanma hakkına kötü niyetli olarak saldırıda bulunulmaktadır. Zikredilen nedenden dolayı tarafımızca sayın mahkemeniz huzurunda işbu ecrimisil talepli davanın ikame edilmesi hususu kaçınılmaz olmuştur.

MEDENİ KANUNU’NUN 995.MADDESİ ;              ‘‘…İyi niyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihlal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır…’’

hükmüne amirdir. Uyuşmazlığa konu ettiğimiz olayda ; haksız işgalin mevcudiyeti , işbu haksız işgalden dolayı müvekkillerimizin adına oluşan zarar olgusunun mevcudiyeti ,haksız işgalden dolayı davalılar tarafından elde edilen semere ve davalıların kötü niyetli olarak hareket ettiği hususları kanaatimizce sabittir.

             Yukarıda arz ve izah ettiğimiz maddi ve hukuki nedenlerden dolayı ; müvekkillerimizin , zikredilen taşınmazdan yararlanmasına engel olarak zarara sebebiyet veren davalılardan , fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yılı kapsayacak şekilde ödenmeyen fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin, her tahakkuk dönemi için hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yönelik taleplerimizin kabulü cihetine gidilmesi hususu müvekkillerimizin hukuka olan inançlarını pekiştirecektir.

             Ecrimisil davalarında zamanaşımı Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları uyarınca da belirli olduğu üzere, 5 yıl olmakla birlikte, müvekkilim dava açıldığı tarihten itibaren geriye doğru 5 yıl için ecrimisil alacağı bulunmaktadır.

             Anılan taşınmazlardan yıllardır sadece davalılar yararlanmış olup, müvekkillerin taşınmazlardan yararlanmaları engellenmiştir. Müvekkillere yasal olarak intikal etmiş miras hakları davalılar tarafından engellendiği gibi bu sebeple müvekkillerimizin hakları olan ve paylarına düşen meblağlar davalılar tarafından ödenmemiştir. Davalılar, bu taşınmazları kullanmakta, taşınmazları ekip biçmektedirler. Müvekkiller, hissedarı bulundukları yukarıda bilgileri verilen taşınmazları kullanma ve/veya yararlanma konusunda yıllardır davalılar tarafından intifadan men edilmiştir. Ne var ki, bu zamana kadar müvekkillere hiç bir ecrimisil bedeli ödenmediğinden, kötü niyetli davalılara karşı huzurdaki davayı açma zaruretimiz hasıl olmuştur.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 1990/3-155 K: 1990/301 T: 16.05.1990 “Taraflar arasındaki “Ecrimisil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; ÜSKÜDAR Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 17.3.1988 gün ve 1987/516 – 1988/184 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 11.4.1989 gün ve 1989/2741 – 3735 sayılı ilamı: (… Davacı, velayeti altındaki kızı ile birlikte 5/8 paya sahip olduğu biri Üsküdar’da, diğeri Kuzguncuk’ta olmak üzere iki apartman dairesinin davalının tasarrufu altında olduğundan söz ederek bu ecrimisil davasını açmış bulunmaktadır. Mahkemece ifadesine itibar edildiği anlaşılan Yücel Başaran’ın beyanına göre taraflar Kuzguncuk’taki dairenin davalıya, Üsküdar’daki dairenin de davacı tarafın tasarrufuna bırakıldığı konusunda anlaşmaya varmışlardır. Şahit sıfatı ile dinlenen Üsküdar’daki dairenin kiracısı Ahmet Yazgan ifadesinde daireyi davalıdan 1.8.1983 yılında kiraladığını ve kira parasını da davalının bildirdiği banka hesabına yatırmakta olduğunu söylemiştir. Bu durumda davacının Kuzguncuk’ta olup boş tutulduğu anlaşılan daire sebebi ile bir ecrimisil istemeğe hakkı yok ise de, kiraya verilerek gelir elde edilen Üsküdar’daki dairenin gelirinden diğer mirasçı kızı ile birlikte toplam payları oranında ecrimisil isteyebileceği kabul edilmelidir. Bu itibarla mahkemece davalı tarafından kiraya verilen taşınmazın ecrimisil istenen süre içinde geliri belirlenerek davacılar yararına payları oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken maddi olayda yanılgıya düşülerek davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle Davalı Nalan Davacılardan Kabilay’ın üvey kızı diğer davacı Ebru’nun da ana bir kardeşidir. Taraflar müşterek miras bırakanları annelerinin ölümünü takiben yaptıkları kullanmaya ilişkin taksimde dava konusu Üsküdar’daki taşınmazın kullanılma hakkının davalıya Kuzguncuk’ta bulunan ve halen boş durduğu anlaşılan taşınmazın da payı karşılığı davacı tarafa bırakılmasını kararlaştırmışladır. Kullanılma hakkı davacı tarafa bırakılan taşınmazın boş olduğu, bu yerde davalı tarafça davacının yararlanmasına engel olunmadığı belirlenmiştir. O halde yerel mahkemece davacıların açtığı ecrimisil istemine ilişkin davanın reddine dair yerel mahkemece verilen direnme kararı yerinde olup onanmalıdır. SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 16.5.1990 gününde oybirliğiyle karar verildi.”

            Yargıtay içtihatları doğrultusunda yukarıda bilgileri verilen ve müvekkillerin paydaşı oldukları taşınmazların gerek konut, işyeri gibi kira getirisi (hukuksal semere) elde edilebilecek yerlerden olmaları, gerekse daha önce ortaklığın giderilmesi davası görülmüş olması sebebiyle intifadan men koşulu dahi aranmamasına rağmen olayımızda davalı tarafından Müvekkiller intifadan da men edilmişlerdir. Ecrimisil davalarında zamanaşımının 5 yıl olduğu da değerlendirildiğinde, müvekkillerin davadan önceki 5 yıl için ecrimisil talep hakkı bulunduğu tartışmasızdır. ..25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar… ” denilmektedir.  Bu nedenle anılan taşınmazlardaki davalının haksız işgali sebebiyle davadan önceki 5 yıl için sayın mahkemenizden ecrimisil alacağı arz ve talep ederiz.

BELİRSİZ ALACAK DAVASI

             6100 sayılı HMK’nın 107.maddesinde düzenlenmiş olan belirsiz alacak davası dava değerinin tam veya kesin olarak bilinmediği ve bilinmesinin imkansız olduğu durumlarda açılabilmektedir. Dava konusu ecrimisil talebinde de emsal kararlarda da belirtildiği üzere ecrimisil bedelinin tespiti için mahkemece araştırma ve bilirkişi raporu alınması gereklidir. Bu durumda davanın başında gerçek ecrimisil bedelinin tarafımızca bilinmesine imkan yoktur. Bu konuda Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin (2020/1930 Esas, 2020/4540 Karar, 07.07.2020 tarihli) kararında ecrimisil davasının belirsiz alacak davası olarak ikame edilebileceği hükme bağlanmıştır. Aynı dairenin (2018/12671 Esas, 2021/1446 Karar, 18.02.2021 tarihli)başka bir kararında da yine ecrimisil davasının belirsiz alacak davası olarak açılabileceği ve ret kararının istinaf edilmesi halinde istinaf mahkemesinin miktar yönünden talebi reddedemeyeceği, esasa girmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

             Bu temele dayalı olarak davamız belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiştir.

HUKUKİ NEDENLER       : TMK, HMK, TBK ve sair tüm yasal mevzuat hükümleri.

DELİLLER                : Karşı tarafın delillerine karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile;

Dava konusu taşınmazın, ecrimisil miktarının tespiti bakımındankeşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması,

             Uyuşmazlık konusu olaya ilişkin olarak görgüye dayalı bilgileri olan adresleri belirtilecek tanıklarımızı sonradan bildirmek üzere tanık delili ;

             Yemin , emsal araştırması , Yargıtay kararları ve ikamesi mümkün her türlü kanuni delil (davalı tarafın delil listesine karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile…)

              Ve tüm yasal sair deliller.

SONUÇ VE İSTEM              :

             Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Hakimliğiniz tarafından re’sen göz önünde bulundurulacak nedenlerden dolayı;

             Öncelikle huzurdaki haklı davamızın KABULÜNE,

             İşbu huzurdaki davanın kabulü ile dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıllık döneme ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin ,her tahakkuk dönemi için hesaplanacak yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİNE,

             Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline yönelik karar tesis edilmesi hususlarını saygılarımızla arz ve talep ederiz. 23/10/2024

                                                                                                           DAVACILAR VEKİLİ

                                                                                                           AV. ELİF SENA BİLGİÇ

EK: MİRASÇILIK BELGESİ

        TAPU KAYITLARI

        VEKALETNAME VE YETKİ BELGESİ

Ecrimisil Davalarında Sıkça Sorulan Sorular

  1. Bir kişi taşınmazı kullanırken iyi niyetli olduğunu iddia ederse ne olur?
    • İyi niyetli kullanım, ecrimisil talebini ortadan kaldırmaz. Ancak, mahkeme iyi niyetin varlığını değerlendirerek ecrimisil bedelini indirimli olarak belirleyebilir.
  2. Ecrimisil davası hangi sürede açılmalıdır?
    • Ecrimisil davalarında zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre, haksız kullanımın sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
  3. Ecrimisil davası ile işgalin sona erdirilmesi mümkün mü?
    • Evet, ecrimisil davası ile birlikte tahliye talebi de edilebilir. Mahkeme, haksız işgalin sona erdirilmesine karar verebilir.

Ecrimisil Davalarında Yargıtay İçtihatları

Yargıtay, ecrimisil davalarında özellikle hukuka aykırı kullanımın varlığını ve malikin maddi zararını ispat yükümlülüğü üzerinde durmaktadır. Ayrıca, ecrimisil bedelinin belirlenmesinde piyasa koşullarının dikkate alınması gerektiği sıklıkla vurgulanır.

Özetle, ecrimisil davası, taşınmazın malikinin hakkını korumak için güçlü bir hukuki araçtır ve hukuka aykırı kullanımın cezai sonuçlarını içerir.

BİLGİÇ & YALÇIN HUKUK BÜROSU olarak bizler Samsun Tapu Avukatı olma konusunda uzmanlaşmış kadromuzla yardıma hazırız. Müvekkillerimiz için zorlu ve yıpratıcı olduğunu bildiğimiz bu süreci onlar adına kolaylaştırıyor, haklarını gözetiyor ve hukuki süreci yakından takip ediyoruz.

Yorumlar devre dışıdır